|
MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI
Sümer, Akkat ve Asur Uygarlıklarını kapsar. İsa’dan önce 3000 yıllarına kadar
uzanmaktadır. Ninova Kitaplığında saklanmış olan tabletler ve diğer tabletlerin
bulunup okunması sonucu tedavinin rahipler tarafından yapılmakta olduğu
bilinmektedir. İlaçların mühim bir kısmı bitkisel droglar ile
hazırlanmaktadır.Lapa merhem, liniment, şurup gibi şekillerde rastlanmaktadır.
MISIR UYGARLIĞI
Eski Mısır tabletleri ve ilaçları hakkındaki bilgilerimiz ilgilere dayalı
kalmıştır. İlaçlar ve tedavi ile ilgili papirusların en önemlisi İ.Ö. 1550
yıllarında yazdığı tahmin edilen Ebers Papirusu’dur. Bu belge Alman Egiptologo
G.Ebers tarafından Teb’de Elassaifin mezarında bir mumyanın bacaklarında
bulunmuştur. Bu belge 110 sayfa 700 kadar bitkisel ve madensel drog ve 800’den
fazla reçete taşımaktadır. Acımarul, Adasoğanı, Ardıç meyvesi, Hardal, İncir,
Kişmiş ve Nar kabuğu vs.
HİTİT UYGARLIĞI
Hititler İ.Ö 2000 yıllarında Orta Anadolu’ya yerleşerek bir uygarlık
kurmuşlardır. Hitit tıbbi ve ilaçları hakkında bilgilerimiz Hitit Devleti'nin
baş şehri olan, Boğazköy ( Hattuşaş ) da bulunmuş olan Hitit arşivindeki
tabletlere dayanmaktadır. Genel kanı Mezopotamya tababetinde kayıtlı reçetelerde
adamotu, alıç, arpa, badem banotu, buğday, defne, dişotu, hardal, haşhaş, üzüm
vs.) Reçetelerde bir çok bitkisel drog bir arada kullanılmaktadır. Madensel
maddelere az rastlanmaktadır. Her reçetenin sonuna ¨ böylece hasta iyi olacaktır
¨ cümlesi ile tamamlanır.
GREK UYGARLIĞI
Akdeniz’ in doğu kıyıları ve adalarda oluşmuş bir uygarlıktır. Mezopotamya ve
eski Mısır ile yakın ilişkileri bulunduğu anlaşılır. Bu dönemde tedavi ve
bitkisel droglar hakkında çok önemli eserler yazılmıştır. Yüzlerce yıl Avrupa ve
İslam Tababetini etkilemiştir. O dönemde Hippocrate ( İ.Ö.460 – 377 )
Thephasraste ( İ.Ö.370 – 287 ) eserleri İstanbul ve Paris’te bulunmaktadır.
ROMA VE BİZANS UYGARLIĞI
Roma ve Bizans Uygarlık dönemlerindeki tıp ve kullanılan bitkiler hakkında
oldukça geniş bilgilere sahip olmaktayız. Roma – Bizans dönemlerinde bitkisel
drogları toplayan satan ve bunlardan ilaç veya kozmetik pireperatlar hazırlayan
bir çok meslek grupları bulunuyordu. Roma – Bizans döneminin tanınmış hekim
eczacıları pek çoktur. Paris’te 17.yüzyılda eczacılık okulunda özel bir tören
ile tiryak hazırlayan eczacılara dağıtılır. O dönemde yaşayan bir çok
eczacıların eserleri bir çok müzelerde bulunmaktadır.
İSLAM UYGARLIĞI
Arap veya Acem dili ile yazan Müslüman toplulukların meydana getiren eserler 800
-1100 yılları arasında en yüksek noktasına erişmiş. Müslümanlar tarafından ilk
hastane Elvelit Bin Abdülmelik tarafından 706 ( 88 Hicri ) Şam’da kurulmuştur.
Sonradan Mısır, Suriye, Irak ve Anadolu'da bir çok hastane kurulup çalışmaya
açılmıştır. İslam tababeti geniş bir biçimde Grek ve Hint hekimliğine
dayanmaktadır. İslam hekimlileri bilhassa Glenus’un kitaplarından
yararlanmıştır. İslam hekimleri bitkisel droglar ile tedaviye çok önem
vermişlerdir. İslam uygarlığı geldikten sonra Ebu Buruni, İbni Sina, İbni
Baytar, El Gafiki, Davut Al-Antaki gibi büyük hekimler vardır.
SELÇUK UYGARLIĞI
Anadolu Selçuk uygarlık dönemi 1071 – 1308 yılları arasında iki yüzyıl
sürmüştür. Bu kadar kısa sürede Anadolu’da büyük şehirlerde sağlık tesisi (Bimaristan,
Maristan, Darülafiye ve Darülşif-a) kurmuşlardır. Bu sağlık kuruluşları sağlam
binaları, yeterli hekim, eczacı ve sağlık kadrosu olan tam teşekküllü hastaneler
durumunda idiler. Selçuklular döneminde kullanılan bitkisel droglar ve ilaçlar
hakkında özel araştırmalar bulunmaktadır.
OSMANLI UYGARLIĞI
Osmanlı tababeti genellikle Selçuklu ve İslam tababeti bir devamıdır. Osmanlı
uygarlığı ilk dönemlerinde tıbbi bitkilerle ilgili en mühim kaynak İbni
Baytar’ın eserinde Türkçe çevrileri yaparak sonradan Calinos, İbni Sina, İbni
Baytar ve Razi gibi yazarların eserlerinden yararlanılarak Türkçe kitaplar önem
kazanmıştır. Osmanlı padişahları bu işe çok önem verirmiş ve bu dönemde yaşayan
Evliya Çelebi gibi kişilerden faydalanılmıştır. 1909 yılında İstanbul Tıp
Fakültesine bağlı olarak kurulan eczacılık okulunun öğretim programına bitkisel
drogları öğretmek amacıyla “Farmekognozi” ismi altında bir ders konulmuştur.
Hekimlerin kontrolü altında çalışan personel vakfiyelerde ¨ Taba – 1 Eşribe ¨ “
Aşşab “ gibi isimler verilir. İlaç hazırlamak kullanılan droglar ise aktar veya
aktart denilen esnaf sınıfı tarafından satılmaktadır. XVIIII .y.y.’ da bunların
sayısı yalnız İstanbul’da beş yüz olduğu bilinmektedir. Bunlardan bir örneği
Mısır Çarşı'sında çok geniş bir şekilde yer almakta idiler.
Dünya harbi sıralarında kontroller belediye ve sağlık müdürlüğü tarafından
sıklaştırılmış Mısır Çarşı' sı gibi ilaç pazarları niteliğini tamamen kaybetmiş
baharat çarşıları haline gelmişler.
İlaç yapımında hayvansal kökenli droglar, bitkisel kökenli olanlara oranla daha
az kullanılmaktadır. Bu nedenle hayvansal droglar hakkında bilgi veren yayınlar
çok azdır. Osmanlı İmparatorlu'ğu döneminde insan sağlığı için kullanılan
droglar, ilaçlar, aletler ve kitaplara ait örnekler ise 1962 yılında İstanbul
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde kurulmuş olan Türk Eczacılık
Müzesi’nde bulunmaktadır.
www.bitkisel.org |