|
|
|
Bitkisel Tedavi , Bitkisel Tedavi Yöntemleri , Bitkilerle Tedavi , Bitki Çeşitleri , Baharatlar , Şifalı Bitkiler
|
|
|
|
|
|
|
DİĞER BAHARATLAR |
Defne:
6-18 m yüksekliğinde, yuvarlak tepeli ve sık dallı bir
ağaçtır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı
olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar şeklinde dizilmiş,
7.5-10 cm uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli
derimsi ve sert kenarları da genellikle dalgalıdır. Bitkinin
sarımsı veya yeşilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri,
olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli
meyveleri vardır. Bitkinin kullanılan kısmı yaprak ve
meyveleridir. Yaprakları uçucu yağ yönünden zengindir. Baharat
olarak kullanılır. Defne meyvelerinde de uçucu yağ ve diğer
yağlar, acı maddeler bulunur. Meyveleri mide ve sinir ağrılarına
karşı kullanılır. Meyve yapraklarından elde edilen yağ cildi
tahriş edici merhemlerin içine konur. Aynı maksat için veteriner
hekimlikte de, bundan başka sabun ve şampuanlara koku vermek
için de kullanılır.
Hardal: 0,2-1,5 m boylarında
beyaz veya sarı çiçekli, yıllık otsu bitkilerdir. 10 kadar türü
vardır. Türlerinin çoğu Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişir.
Hardalın beyaz hardal otu, siyah hardal otu, yabanî hardal olmak
üzere değişik türleri vardır.
Siyah Hardal Otu (Sinapis nigra):
1-1,5 m boyunda, bir yıllık sarı çiçekli otsu bir bitkidir.
Yaprakları saplıdır. Meyveleri 1-3 cm uzunlukta 2-3 mm
genişlikte, sap üzerine yatık, tüysüz, hemen hemen dört köşeli,
kısa sivri uçludur. Yassı ve köşeli olan meyvelerinde tohumların
bulunduğu yerler şişkindir. Tohumlar kırmızımsı siyah renktedir.
Bitkinin Orta Avrupa, Anadolu ve İran’da kültürü yapılır.
Kullanılan kısımları tohumları ve tohumlarından elde edilen
yağıdır. Bitkinin yaprakları dökülmeye başladığında meyve
salkımları toplanır. Bunlar 15 gün kadar gölgede kurutulduktan
sonra tohumları alınır. Hardal tohumlarında müsilaj, yağ,
sinapin, sinigrin isimli glikozit ve mirozinaz fermenti vardır.
Çok eskiden beri tıpta kullanılmaktadır. Dahilen hardal tohumu
unu az dozlarda mide yatıştırıcı ve tarçınla karıştırılırsa iyi
bir iştah açıcıdır. Haricen yakı, lapa veya banyo halinde
romatizma ve bronşitte mevzii tahriş yapmak için kullanılır.
Hardal yağı cildi tahriş eder, onun için sürüldüğü yer kızarır.
Hafif antiseptiktir. Dumanı öksürük ve gözyaşı getirir. En fazla
baharat olarak kullanılır. Deriyi tahriş edip, kızarttığından iç
organlardaki kanı dışarıya toplar. Zehirlenmelerde kusturucu
etkisinden faydalanılır. Hardal yakıları bir saatten fazla
tutulmamalıdır. Aksi halde yılancığa benzer büyük şişler meydana
gelir. Yakılar ılık suda ısıtılır. Sıcak su fermentleri tahrip
eder.
Hardal yakısı, hardal tozunun kâğıt üzerine yapıştırılması
suretiyle elde olunur. Kullanılacağı zaman ılık suda ıslatılarak
hardallı tarafı deriye gelecek şekilde kullanılır.
Beyaz Hardal Otu (Sinapis alba):
Beyaz çiçekli hardal otudur. Vatanı Akdeniz çevresi
memleketleridir. Orta Avrupa ve Kuzey Amerika’da da kültürü
yapılır. Önemli bir yağ bitkisidir. Beyaz hardal otunun
sarı-kırmızı veya beyaz renkteki olgun tohumlarından hardal yağı
elde edilir. Kullanılışı siyah hardal otu ile aynıdır.
Yabani Hardal (Sinapis arvensis): 20-60 cm yüksekliğinde,
memleketimizde tarla ve nadaslarda, yol kenarlarında yetişen bir
tarla otudur.
Hindistancevizi : Sri Lanka,
Malezya ve Afrika ülkelerinde yetiştirilir. Baharat olarak
kullanılan, bilinen Hindistancevizi meyvesinden farklıdır. Küçük
Hindistancevizi olarak anılır fakat tamamen farklı olan bir
bitkidir. Tropik bölgelerde (Moluk Adaları) yetişir. Yaz ve kış
yeşil olur. 10 m yüksekliğindedir. Avrupalılar buna muskatcevizi
de derler. Çünkü Avrupa’ya eskiden Arabistan limanlarından
Muskat’tan gönderilirdi. Tohumları tıpta kullanılır. Meyveleri
kapsül biçimdedir. Her kapsül irice bir tohum ihtiva eder.
Tohumun içinde “arillus” denilen ağsı bir örtü vardır. Tohumları
ve etli olan aril denilen kısmı kullanılır. Tohumları miristisin,
uçucu yağ, nişasta ihtiva eder. Aromatik kokusundan dolayı bazı
ilaçların bileşimine girer. Sindirim kolaylaştırıcı ve gaz
söktürücü etkisi vardır. Bu sebeple bilhassa küçük çocuklara
verilir. Etli kısmı da aromatik kokuludur. Yüksek dozları
zehirlidir. Türkiye'de yılda 1500 ton civarında tüketilir. Tatlı
ve pastacılarda yoğun olarak kullanılır.
Karabiber : Hindistan,
Brezilya, Singapur, Malezya, Endonezya ve Vietnam'da
yetiştirilir. Adana civarında deneme üretimleri yapıldı, fakat
başarılı sonuç alınamadı. Ülkemizin iklimi Karabiber
yetiştirilmesini müsait değil. Karabiberin, Salavak, Malabar ve
Beyaz Karabiber olmak üzere üç çeşidi var. Bunlardan Salavak
biraz çekildiği zaman esmer, Malabar açık gri ve beyaz karabiber
ise süt beyazı renginde oluyor. Karabiber, başta kebap ve
köfteler olmak üzere, birçok yemekte kullanılıyor. Karabiberin
ülkemizdeki yıllık tüketimi 3 bin ton civarındadır.
Karanfil : 10-20 m yüksekliğinde, yaprak dökmeyen
ağaçlardan elde edilir. Vatanı, tropik Asya (Moluk Adaları,
Zengibar) dır. Karanfil bildiğimiz süs karanfil çiçeğinden
farklıdır. Yaz kış yeşil kalan yaprakları, meşin gibi serttir.
Çiçekleri pembedir ve kiraz çiçekleri gibi demet halinde
bulunurlar. Bu çiçeklerin kurutulmuş tomurcukları “karanfil”
adını alır. Kurutulmuş tomurcuklar, 10 mm boyunda, çiviye benzer
şekilde, ovaryumu hafif dört köşeli, dört taç ve çanak
yaprağından meydana gelmiş olup, kırmızı-kahve renklidir. Çiçek
sapları da karanfil adıyla satılmakta ise de ikinci kalite ürün
sayılmaktadır. Karanfile koku ve lezzetini veren “eugenol”
adındaki bir uçucu yağdır. Kurutulmuş tomurcuklar ezilip su
buharı distilasyonuna tâbi tutulursa % 14-20 kadar karanfil
esansı denilen uçucu yağ elde edilir. Bu uçucu yağda % 80-90
kadar eugenol ve %3 kadar da asetil eugenol bulunur. Eugenol,
hoş kokulu, kuvvetli antiseptik ve analjezik bir maddedir.
Karanfil çok eski çağlardan beri baharat olarak
kullanılmaktadır.
Eskiden saraylarda konuşacak kimseler, nefesleri güzel koksun
diye karanfil kullanırlardı. Tıpta, diş hekimliğinde, diş
tedavisinde ağrı kesici ve antiseptik olarak kullanılır. Gaz
söktürücü bir etkisi de vardır. Diş macunlarının terkibine
girer. Pasta ve şekercilikte, parfümeride ve sabun sanayinde
kullanılır. Ayrıca eugenol vanilin eldesinde kullanılan başlıca
maddelerden biridir. Bugün karanfilin en çok yetiştirildiği ve
ihraç edildiği ülkelerin başında Zengibar ve Madagaskar gelir.
Kekik : Mayıs-eylül ayları
arasında çiçek açan çok yıllık, çok dallı, odunsu ve küçük
çalımsı bir bitkidir. Yol kenarlarında kurak bölgelerde,
bilhassa dağlık yerlerde çok rastlanır. Tabanda odunlaşmış bir
gövdesi, ince dört köşeli ve kırmızımsı renkli dalları vardır.
Yaprakları 1 cm kadar uzunlukta, oval, sapsız veya kısa
saplıdır. Yapraklarda, uçucu yağ depo eden salgı tüyleri
bulunur. Çiçekler küçük, iki veya çok çiçekli pembemsi,
mor-beyaz veya kırmızı renklerde, dalların uçlarında küresel
durumlar teşkil ederler. Çanak ve taç yaprakları tüpsü ve
lopludur. Anadolu’da oldukça yayılmış olup, birçok varyeteleri
de vardır. Memleketimizde 37 kekik türü bulunmaktadır. Halk
arasında kekiğe benzeyen mercan köşk veya merzengüş (origanum)
türleri; İstanbul kekiği, İzmir kekiği gibi adlarla kekik yerine
kullanılmaktadır. Kekiğin sarımsı renkte bir uçucu yağı vardır.
Bu yağda önemli olan ve kokusunu veren thymol bulunur.
Kekik, çay halinde mide ağrılarına karşı, dolaşım uyarıcısı,
baharat olarak ve idrar söktürücü olarak kullanılır. Thymol az
dozlarda mide, balgam söktürücü, sinir kuvvetlendirici ve boğaz
ağrılarına karşı kullanılır. Yüksek dozlarda ise antiseptik ve
kurt düşürücü olarak verilir.
Kimyon : Konya ve Polatlı'da
yetiştirilir. Konya'da yetiştirilen, sarımtırak bir renge
sahiptir. Çekildiği zaman Polatlı cinsi hafif esmer olur. Sucuk
ve köfte yapımında kullanılır. Aromatik yapısı sebebiyle, kıyma
ile yapılan yemeklerde tercih edilen bir baharattır.
Kırmızı Pul Biber :
Güneydoğu illerinde, en çok Gaziantep ve İslahiye' de
üretiliyor. Biberin yüzde 60'ı İslahiye'de üretilir. Fakat buna
Maraş biberi denir. Kırmızı biber, kurutulup taş değirmende
kalın bir şekilde öğütülür. Yıllık 10 bin ton tüketiliyor.
Köfte Baharı : Bu baharat,
değişik baharatların belirli ölçülerde karıştırılıp
öğütülmesinden elde edilen bir karışımdır. Ana maddesi kişniş,
karabiber, atlı kırmızı biber, az miktarda karanfil, defne
yaprağı ve kekik'ten oluşuyor.
|
|
|
|
|